Günlük çalışma hayatında en önemli şey öncelikli olarak insan güvenliği ve insan sağlığıdır. İnsanların sağlığını ve güvenliğini sağlamak adına alınacak önlemlerin başında çalışma alanında ve çevresinde uyarıcı özellikte iş güvenliği levhalarının kullanılması gelmektedir.
Uyarı levhaları, işyerinde kazaları önlemenin en kolay ve etkili seçeneklerinden birisidir. Yalnızca sizin çalışanlarınızı değil, işyerindeki yüklenicilerin çalışanlarını ve ziyaretçileri korumada da etkilidir. Sağlık ve Güvenlik İşaretleri Yönetmeliği’nde “MADDE 5-(1) İşveren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince işyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçlarına göre; işyerinde ortadan kaldırılamadığı veya toplu korumaya yönelik teknikleri veya işin organizasyonunda kullanılan önlem, yöntem veya süreçlerle yeterince azaltılamadığı durumlarda bu Yönetmelikte yer aldığı şekliyle sağlık ve güvenlik işaretlerini bulundurur ve uygun yerlerde kullanılmasını sağlar.” denilmektedir.
Günümüzde yenilenen iş hukukuna göre çalışma ortamında öncelikle güvenliğin sağlanması esas duruma getirilmiştir. Bir çalışma ortamında çalışanlarının sağlıklarını veya psikolojilerini olumsuz yönde etkileyebilecek durumların ortadan kaldırılması konusunda işletme yöneticileri veya işletme sahipleri sorumluluk taşımaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri belirli aralıklarla firmaları denetleyerek bu konularda gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaya çalışmaktadır.
Fabrika ortamında üretim yapan kişilerde belirli süreler sonrasında dikkat kaybı ve dalgınlık durumları ortaya çıkabilmekte ve bu durumlarda olası kazalara neden olabilmektedir. Çalışanların dikkatsiz olduğu veya dalgın olduğu durumlarda onları dikkat etmeleri için uyarmak işletme sahiplerine veya işletme yöneticilerine düşmektedir. Bu tedbirler genel olarak öncelikle iş güvenliği levhaları ile alınmaktadır. Ortama asılan iş güvenliği uyarı levhaları sayesinde çalışanların işletme ortamında önce güvenliğinin sağlanması hususunda en büyük önlemlerden bir tanesi alınmış olmaktadır.
Peki günümüzde hemen hemen tüm işletmelerde mevcut olan uyarı levhaları tam anlamıyla uyarıyı gerçekleştirmekte midir? Uyarı levhaları tehlikeyi gerektiğince iletebilmekte midir? Sorularını akıllara getiriyor. Nitekim ülkemiz küçük ölçekli ya da kurumsallaşma sürecinde bulunan firmaların çoğunda uyarı levhalarının bulundukları alanda personeller tarafından artık çok fazla kanıksandığı için tehlikeyi pek fazla iletemedikleri görülmektedir. Bu durumun gelişmiş ülkelerde en önemli işveren kusurları arasında yer aldığı bilinmektedir. Bu nedenle uyarı levhalarından beklentilerin gerçekleşmesi için uyarı levhalarında olması gereken özellikler ele alınmakta ve uyarı işlevini etkili biçimde yerine getirebilecek levhalar konusuna özen gösterilmektedir.
Uyarı levhalarının amacına ulaşması açısından örnek verecek olursak; “Bir zarf yapma makinesinin haddeleri arasına eli sıkışan kazalı, yeterince uyarılmadığı savı ile dava açar. Dava çağrılan bilirkişinin; “1. Makine üzerindeki uyarı etiketlerinin çok alçakta olması, 2. Operasyon noktasından uzakta olması ve 3. Etiketlerdeki kaza sonucunda ne olabileceği konusundaki anlatımın yetersiz olduğu” yolundaki görüşü üzerine mahkeme, davalı lehine hüküm verir (Ramm, W&D Machinery, WL 44576).
Görüldüğü gibi uyarı, dikkati çekerek, özellikle farkında olmayanlara mevcut veya potansiyel bir tehlikenin varlığını haber veren etkili bir iletim aracıdır. Buna karşın uyarıların önlemeye yönelik kendi başlarına meslek hastalıkları ve iş kazalarını önlemede asla yeterli olmadıkları baştan hatırlatılmalıdır. Uyarı hangi biçimde olursa olsun, kişilerin tehlikeleri ve kuralları anlamış olmaları temel zorunluluktur.
Bir uyarıdaki kritik özellikler şunlardır; DİKKAT, UYARI veya TEHLİKE gibi, kişilerin dikkatini uyarının amacına yöneltecek bir sözcük, tehlikenin nedeni örneğin “sıcak yüzey”, uyarıya uyulmaması durumunda ortaya çıkabilecek sonuç; sıcak yüzey için “yakma”. Kişinin tehlikeli duruma düşmemesi için yapması veya yapmaması gereken şeyler için talimat; sıcak yüzey için “eldivensiz çalışma” gibidir. Açıklanan özellikler, bir uyarı için uygun biçimde bilgilendirmenin asgari ölçütleridir. Bu sınırlı örnekte bile, “Dikkat Ölüm Tehlikesi” veya “Önce Emniyet” gibi daha çok yasak savan uyarılardan, tehlikeyi daha anlamalı biçimde iletir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bir uyarı ilke olarak kişiyi belirli davranışa yönlendirmeli ve kişiyi tehlikelerden ve ya söz konusu tehlikenin yaratabileceği kötü sonuçlarından koruyabilmelidir. Uyarının bu amacı sağlayabilmesi için önce, çalışanların o noktada uyarılmasını gerektiren tehlike ve bu tehlikeden doğabilecek kötü sonuçların üzerinde durulmuş olmalıdır. Örneğin merdivenlerden inecek bir kişi, bu esnada ayağı takılarak düşebilir, ayağı kayarak düşebilir yada başı döndüğü için düşme tehlikeleri mevcuttur. Dolayısı ile bu tehlikelerden birisi için yapılmış bir uyarı yeterli bir uyarı niteliği taşımayabilir. Bunun yerine tehlikenin sonucuna yönelik olarak “Dikkat Düşebilirsin” şeklinde bir uyarı daha belirgin bir hal almaktadır.
Uyarı konusunda en önemli kurallardan birisi, anlatılmak istenilenin açık ve seçik olması gereğidir. Örnek olarak bir zararlı kimyasal maddeyi ele alırsak; “İyi havalandırılmış yerlerde kullanınız” uyarısı yeterince açık değildir. Öte yandan, “Ciğerlere zarar verebilir, vantilatörle havalandırılmayan veya karşılıklı açık pencereleri olmayan yerlerde kullanmayınız” uyarısı çok daha anlaşılır ve yol göstericidir. Ülkemizde uyarı levhaları genel olarak kalıplaşmış şekilde standart ibarelerden oluşmaktadır. Tehlike olan yere bir uyarı levhası asmak zorundayız diyerek hazır bir levhayı alıp astığımızda, sanki çalışanlarımızın mevcut tehlikelerin hepsine karşı uyarılarımızı yapmış olduğumuza olan inancımız maalesef devam etmektedir.
Bu yöndeki tutumumuz, uyarı levhaları ile ilgili ciddi bir çalışma sergilemediğimiz için çalışma ortamında bir farkındalık oluşturmayan levhaların gerektiği etkiyi çalışanlarda göstermemesi, iş kazası oranının yüksek olması, etkenlerinden biri olarak gösterilebilir. Hangi türde olursa olsun, bir uyarının anlaşılma derecesinin hedef kitlenin özelliklerine dayalı olduğu hatırda tutulmalıdır. (Güvenlik ve Sağlık İşaretleri Yönetmeliği – İşçilerin Bilgilendirilmesi Madde 7- İşveren, işyerinde kullanılan güvenlik ve sağlık işaretleri hakkında çalışanları ve/veya temsilcilerini İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 10 uncu maddesinde belirtilen esaslara göre bilgilendirecektir –Ayrıca bknz. 6331 sayılı İSG K. Md. 16 - ).
Kişilerin güvenliklerini savsatma nedenlerinin başında, bir kaza olasılığını kendilerince düşük görmeleri gelir. Kişilerin uyarıların gereklerin yerine getirmemeleri durumunda ödeyecekleri bedeli vurgulama, bu nedenle uyumu sağlayıcı etmenler arasındadır.
Uymamanın kötü sonucu kişilere ne kadar açık ve seçik dille anlatılırsa, o kadar etkili olacaktır. Her işyerinin kendi çalışanlarının özelliklerine göre hareket etmesi gerekir. Uyarı levhalarının işlevleri genel levhalarla geçiştirilemez. Genel levhalar bilinçlendirme amacıyla kullanılır ama bunların kazaları önlemede doğrudan etkileri yoktur. Dolayısı ile günümüzde, kuruluşa ve yapılan işe özel levhalar giderek önem kazanmaktadır.
Uyarı levhalarının etkili olabilmesi, altı ana ilke altında toplanabilir (Geller, 2001).
1.Davranışa yönlendirme; Bir davranışa yönlendirmeyen uyarılar yeterince etkili olmaz. Bu nedenle, “Önce Emniyet”, “Güvenli Çalış” gibi uyarılardan fazla bir şey beklenilmemelidir. “Baretsiz Girme”, “Gözlük Tak”, “Yük Asansörüne Binilmez” gibi kişileri belirli davranışa yönlendiren uyarıları daha etkilidir.
2.Sonuçlar vurgulanarak, uyarılarının önemi canlı tutulmalıdır; İnsanoğlunun başlıca zayıf noktalarından birisi kanıksamaktır. Kanıksama, en basit anlatımla, tekrarlayan uyarımların etkisini yitirmesi ve kişilerin uyarılara aldırmamasıdır. Kişilerin hangi sonuca götürdüğü belli olmayan bir uyarana karşı olan tepkileri giderek azalır. Dolayısı ile uyarıya uyulmadığında ortaya çıkabilecek sonucu vurgulayan levhalar daima daha etkilidir. Örneğin “Kulaklık Tak” yerine “Kulaklık tak Sağır olabilirsin”, “Havuza yaklaşma” yerine “Boğulma tehlikesi Havuza yaklaşma”.
3.Değişkenlik sağlanabilmelidir; Tekdüzelik, kanıksama duygusu yaratır. Her uyarı levhasının uyarma etkinliği açısından bir ömrü olduğu görülmüş ve günümüzde değişken levha anlayışına geçilmiştir. Değişken levha uyarının değişik biçimde tekrarlanmasıdır.
4.Levhalar, hedef kitleye uygun olmalıdır; Uyarı levhalarının kime yönelik olacağı bunların etkinlik derecesinde çok önemlidir. Uyarıdan amaç iletişim kurma olduğuna göre, ulaşılması gereken kitle ile iletişimi sağlayamayan uyarıların değeri ve yararı yoktur.
5.Uyarı ve tepkime arasındaki süre aralığı akılcı olmalıdır; Uyarı tehlikeye yakın yapıldığında, kişilerin gerekleri yerine getirmesi içgüdüsel olarak artar, ancak tepkime için yeterli süre olmalıdır. Uyarılar tehlikenin bulunduğu yere yakın ama gereken önlemleri almaya fırsat verecek kadar da önceden olmalıdır. Genel nitelikteki uyarıların değerinin olmamasının bir nedeni budur.
6.Tehlike iyi bilinmediğinde, sonuçlara işaret edilmelidir; Kişilerin bir uyarının gereklerini yerine getirmesinde, güdülerimiz etken rol oynar. Tehlike iyi bilindiğinde, çoğu kez, açıktan güdüye gerek yoktur ama tehlikenin açık ve seçik olmadığı durumlarda, sonuçlara işaret edilmesi veya bunların vurgulanması gerekir. Örneğin “Uzun yıllar birlikte çalışmak istiyoruz Gözlüğünü kullan” ya da “Körlük tehlikesi var Gözlüğünü kullan” şeklinde olabilir.
Konuyu detaylı ele aldığımızda görülüyor ki uyarı levhalarının sadece kullanmak için değil gerçekten amacını yerine getirmesi yani gerçekten istenilen uyarıyı sağlaması için detaylı gözlem ve çalışma yapılması elzemdir. Nitekim ABD de yapılan çalışmalarda uyarı levhalarının daha ayrıntılı ve iletime özel önem verildiği bilinmektedir. Çünkü çalışanların yerinde ve gerektiğince uyarılmış olamaması, ABD’de önemli bir işveren kusuru olarak kabul edilmektedir (ÇEİS-cilt 27 sayı 1ocak 2013).
Bizlerde bu konuda gelişmiş ülkeleri örnek alarak özel uyarı levhalarımızı oluşturulmalı ve bunun sektörlerde yaygın hale getirilmesi noktasında çalışmalar yapmalıyız. Çalışanlara mevcut risklerden kaçınmaları için bilgilendirmenin en doğru şeklini bulmalı ve bunu uyarıcı levhalarımıza da aynı ölçüde yansıtmalıyız. Unutulmamalıdır ki amacına ulaşmayan bir iş tamamlansa bile amacına hizmet etmiyorsa hiç yapılmamış hükmündedir.
Bu sebeple uyarıcı levhaların gelişigüzel asılmasından ziyade hedeflenen kitle ve amacını karşılama noktasındaki verimliliği iyi hesaplanmalı, bu doğrultuda çalışmalara devam edilmelidir.

